Filiz Ünal

Kazdağları : Giden Gidiyor, Yıkım Devam Ediyor !

Kazdağları : Giden Gidiyor, Yıkım Devam Ediyor !

Kazdağları ’nda Alamos Gold gitti, Yerli İşbirlikçileri geldi; Orman Katliamı tehdidi devam ediyor; Halkın malı olan madenleri sömürüp götürüyorlar ve buradan ülkemize yüzde 4'ü bile kalmıyor. Geri kalanın tamamı Londra borsalarında, Kanada borsalarında işlem gören çok uluslu şirketlerin kasasına giriyor. Türkiye zengin maden yataklarına sahip olan bir ülke ancak bu zenginlikler yabancıların veya yandaşların kontrolünde. Türkiye'nin her noktasında son 20 yıldır çok uluslu şirketler ve onların yerli işbirlikleri tarafından özellikle metal madenciliği konusunda bir yağma ve doğa yıkımı söz konusu. Her bir Türk vatandaşının malı olan ve kritik öneme sahip tüm yer altı zenginlik kaynaklarımızın; öncelikle devlete ait kuruluşlar tarafından…
Devamı
Hak Adalet ve Hoşgörü Eksikliğinin Bir Toplumda Yarattığı Etkiler

Hak Adalet ve Hoşgörü Eksikliğinin Bir Toplumda Yarattığı Etkiler

Toplumları bir arada tutan, birlik ve iç barışı sağlayan en önemli unsur, "bağımsız yargı"ya duyulan güven duygusudur. Bu güven, bireylerin ve toplulukların sağlıklı bir ilişkiler ağı oluşturmasında en kıymetli değer olan adalet bilincini geliştirir. Adalet bilincinin güçlü olduğu toplumlarda, bireyler ve topluluklar "evrensel etik değerler"e bağlı kalarak daha sağlıklı bir toplumsal yapı oluşturur. Vicdan, yani "öz sorumluluk" duygusunun yüksek olduğu bireyler, davranışlarını etik değerler temelinde hoşgörüyle sergiler; bu da toplumun gelişiminin temel taşıdır. Kısacası, "Adalet, mülkün (yani devletin) temelidir." Bağımsız Yargının Eksikliğinin Toplumsal Sonuçları Bağımsız yargının olmadığı ve gerçek adaletin sağlanamadığı toplumlarda ise iç barışı korumak ve devletin varlığını sürdürebilmek…
Devamı

Atatürk ‘ün Mirası: Bilim, Akıl ve Cumhuriyetin Aydınlık Yolu

"Benim manevi mirasım bilim ve akıldır. Böyle bir dünyada, asla değişmeyecek hükümler getirdiğini iddia etmek, aklın ve ilmin gelişimini inkâr etmek olur." - Mustafa Kemal Atatürk Bizi yanlış yola sevk eden habisler, biliniz ki çok kere din perdesine bürünmüşlerdir. Milleti asırlarca gafil bulunduran hep bu cehalettir. Milleti esir gibi, köle gibi kullanmaları, vatanı özel mülkleri gibi düşünmeleri hep milletin bu bilgisizliği sayesindeydi. Gerçek kurtuluşu istiyorsak, her şeyden evvel bu cehaleti ortadan kaldırmaya mecburuz. Fakirliği fazilet bilmek felsefesi yüzünden bu millete, bu memlekete çok büyük kötülük edilmiştir. Biz büyük bir inkılâp yaptık. Memleketi bir çağdan alıp yeni bir çağa götürdük. Birçok…
Devamı
Bilimsel Eğitim ve Sorgulayıcı Toplumun Gücü

Bilimsel Eğitim ve Sorgulayıcı Toplumun Gücü

Aşağıdaki tablo, bilimselliği baş tacı etmiş toplumların bu süreç sonunda ulaştıkları doğal sonucu göstermektedir. Görülüyor ki eğitim çağdaşlaştıkça, hurafelerden arınıp sorgulayıcı bir topluma dönüştükçe IQ ortalaması da doğal olarak yükseliyor ve bilgi/refah toplumuna ulaşmak kolaylaşıyor. Toplum olarak var olabilmek, iç ve dış düşmanlara karşı bağımsızlığımızı koruyabilmek için; beyinlere kilit vuran, uyuşturan, aptallaştıran; gerçekliği tartışmalı ve bize ait olmayan ne varsa arınıp artık bilimselliği merkeze koymak zorundayız. Başarının yolu ancak alınan bilimsel eğitim ile aklı kullanarak, sorgulama, irdeleme yaparak, tüm olanakları ve olası sonuçları gözden geçirip önlemlerini alarak ve en sonunda da kazanmaya olan inançla kendine güvenmekten geçmektedir. Bu nedenledir ki,…
Devamı
İnsan Onuru Saygı: Çağdaş Eğitim ve Sosyal Devletin Önemi

İnsan Onuru Saygı: Çağdaş Eğitim ve Sosyal Devletin Önemi

Tüm çağdaş anayasalarda, “İnsan onuru dokunulmazdır. Her şeyin üstündedir. Devlet, ona saygı göstermek ve onu korumak zorundadır.” maddesi yer alır. Eğer insan onurunu yok ederseniz, onu köleleştirirseniz, geriye insan diye bir şey kalmaz; sadece onursuzluk ve gurursuzluk kalır. Kendi başına özgürce düşünemeyen, üretemeyen, dünyayı ve gelişmeleri kavrayamayan bir insan, sonunda bir çıkarcının elinde oyuncak olur. Böyle bir onursuz, cahil kölenin ne kendisine ne ailesine ne de topluma faydası vardır. Kalkınmanın temelinde, çağdaş eğitimle insan onurunu yüceltmek yatar. Demokrasisi ve eğitim seviyesi yüksek, her açıdan gelişmiş toplumlarda kalkınma ve refah, homojen bir şekilde dağıldığından, “sadaka”, “fitre” ve “zekat” gibi insan onuruna…
Devamı
Doğanın Acımasız Seçimi ve İnsanlığın Varoluş Mücadelesi

Doğanın Acımasız Seçimi ve İnsanlığın Varoluş Mücadelesi

Doğa, güçsüzlerin ve düşkünlerin elenerek yaşamdan silindiği acımasız bir süreçtir. Bu süreçte aklını kullanamayanlar da maalesef elenmektedir. Yaşam savaşının hoyratlığı, yalnızca güçlülerin hayatta kalmasını sağlarken, zayıf olanlar için sonuç felakettir. Özellikle düşkünlerin doğada var olma mücadeleleri, insanlık için de geçerlidir. Geldiğimiz noktada, " İnsanlığın Varoluş Mücadelesi " benzer bir savaşı zorunlu kılıyor. Bilim ve teknolojinin gelişimi, güçler savaşını yeni bir boyuta taşımıştır. Artık, ekonomik, askeri, biyolojik ve siber saldırılar gibi pek çok alanda potansiyel riskler, yaşamımızın her anında tehdit unsuru haline gelmiştir. Bu riskler, bireylerin ve toplumların geleceği için büyük bir tehlike oluşturmaktadır. Öte yandan, ekonomik ve askeri açıdan güç…
Devamı
Köy Enstitüleri Bilgi Toplumuna: Eğitimde Değişim Zamanı

Köy Enstitüleri Bilgi Toplumuna: Eğitimde Değişim Zamanı

Mustafa Kemal Atatürk, Cumhuriyet’i ilan eder etmez önceliği “Çağdaş Eğitim”e vererek, “ Köy Enstitüleri Programı” ile kalkınmayı kırsaldan başlatmıştı. Çok iyi biliyordu ki kalkınmanın ve gelişmenin temeli “çağdaş eğitim”den geçmektedir. Bugün dünyaya yön veren tüm gelişmiş ülkeler, kalkınmalarını “çağdaş eğitim”e borçludur. Bilimsel fen derslerinin (matematik, fizik, kimya, biyoloji) seçmeli; din derslerinin ise zorunlu tutulduğu bir eğitim modeli, “eğitim” değil “geriletim”dir. Yönetici kadrosunun kafasında yer alan, bilimsellik taşımayan, yalnızca inandırılmaya dönük çeşitli kalıpların “mutlak doğru” diye çocuklarımızın ve gençlerimizin beyinlerine aktarılmasının, bizleri “bilgi toplumu”na ulaştırma olanağı yoktur. Bu tür uygulamalar, özgürce düşünebilme, sorgulayabilme, analiz yapabilme gibi zihinsel becerilerin yok edilmesine yol…
Devamı
Yerli Uçak Üretimi ve Politika Etkileri: Türkiye’nin Kaybı

Yerli Uçak Üretimi ve Politika Etkileri: Türkiye’nin Kaybı

Nuri Demirağ, 1936 yılında Türkiye’de bir yerli uçak fabrikası kurdu. Bu fabrika, tek ve çift motorlu uçaklar üreterek 290 pilot yetiştirdi. Demirağ, bu alandaki yetenekleriyle dikkat çekti ve daha büyük projelere atılmayı planlıyordu. Ancak, ABD'nin desteklediği politikaları yürüten iktidar, Türk Hava Yolları’nın (THY) Demirağ'a verdiği siparişleri durdurdu. Üstelik, Demirağ'ın yurt dışına uçak satması da yasaklandı. Bu durum, Türkiye’nin uçak üretiminde bir dönüm noktası oldu. Böylece Demirağ'ın fabrikası kapandı. Yeşilköy'deki pilot yetiştirme okulu (Gök Okulu) ve test pistleri (şimdiki Atatürk Havalimanı) de devlet tarafından istimlak edildi. Marshall Yardımı ve Türkiye’nin Uçak Sanayisi Cumhuriyet’in ilanından sadece 5 yıl sonra, 1928'de Etimesgut’ta bir…
Devamı