
Anayol Partisi Genel Başkanı Ali Karakurt, Türkiye Büyük Millet Meclisi önünde yakılan Renault Toros marka araçla ilgili sert açıklamalarda bulundu. Karakurt, yaşanan olayın sıradan bir eylem değil, barış sürecini hedef alan açık bir sabotaj olduğunu dile getirdi.
BEYAZ TOROS’UN KARANLIK ANLAMI
Genel Başkan Ali Karakurt, özellikle 1990’lı yıllarda faili meçhul cinayetler ve zorla kaybetmelerle hafızalara kazınan beyaz Toros’un seçilmesine dikkat çekti. Karakurt, “Bu sembol, halkımızın hafızasında korkunun ve acının aracıdır. Böylesine kritik bir süreçte beyaz Toros’un yakılması tesadüf olamaz. Amaç, geçmişin karanlık günlerini hatırlatarak toplumsal hafızada yeni bir korku yaratmaktır” ifadelerini kullandı.
ULUSLARARASI MESAJ İÇERİYOR
Yakılan aracın Fransız markası Renault olmasına da dikkat çeken Karakurt, olayın yalnızca iç politikaya değil, dış dünyaya da mesaj taşıdığını belirtti. “Türkiye kendi barış sürecini yürütemez, dış güçlerin gölgesi hâlâ üzerindedir imajı verilmeye çalışılıyor” sözleriyle değerlendirmede bulundu.
“BU ARABA YÜRÜYECEK”
Meclis önünde yakılan aracın “sürecin yürümediği” mesajı taşıdığını vurgulayan Karakurt, “Araba yolculuğun sembolüdür. Bu eylemle ‘Bu süreç yürümez’ denmek isteniyor. Ancak biz diyoruz ki bu milletin yürüyüşünü hiçbir sabotaj durduramaz. Bu araba yürüyecek” dedi.
ÜÇ TEMEL MESAJLA SABOTAJ
Karakurt, olayın üç temel mesaj barındırdığını söyledi:
1. Zamanlama – PKK’nın silah bırakma sürecinin gündemde olduğu dönemde yapılması.
2. Mekân – Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin önü seçilerek doğrudan millet iradesine meydan okunması.
3. Araç – Renault Toros’un seçilerek 1990’ların karanlık hafızasının yeniden canlandırılmak istenmesi.
MİLLETİN İRADESİNE GÜVEN TAM
Anayol Partisi Genel Başkanı Ali Karakurt, açıklamasını şu sözlerle noktaladı:
“Milletimizin iradesi bu tür karanlık mesajlardan çok daha güçlüdür. Türkiye, kardeşlik ve demokrasi yolunda yürüyüşüne devam edecektir. Anayol Partisi olarak biz, barış sürecinin ve milli dayanışmanın sonuna kadar arkasındayız. Bu tür provokasyonlara asla izin vermeyeceğiz.”




